Yöneticinizle Anlaşamıyor musunuz? Yöneticinizi Yönetmek

Kariyer danışmanının fotoğrafı üzerinde “Yöneticinizi Yönetebilir misiniz?” ve “Harvard Business Review Managing Your Boss” yazıları.

Yöneticinizle anlaşmakta zorlanıyor musunuz? Yöneticinizin kararlarını sorguluyor, yeterince yetkin olmadığını düşünüyor veya kariyerinizde ilerlemenizi engellediğine inanıyor olabilirsiniz. Peki, yöneticinizle ilişkinizi geliştirmek için neler yapabilirsiniz?

İş hayatında herkesin anlaşabildiği, kendisine örnek aldığı veya liderlik becerilerine hayran olduğu yöneticilerle çalışması mümkün değil.

Bazen yöneticimizin kararlarına katılmayız. Bazen bizden daha az deneyimli olduğunu düşünürüz. Hatta bulunduğu pozisyonu hak etmediğine inanabiliriz.

Bu düşünceler özellikle terfi alamadığımızda, yeterince takdir edilmediğimizi hissettiğimizde veya kariyerimizde ilerleyemediğimizde daha da yoğunlaşabilir.

Ancak burada önemli bir soru var:

Yöneticimizle yaşadığımız sorunları çözmek için yalnızca onun değişmesini mi beklemeliyiz?

Harvard Business Review'da yayımlanan Managing Your Boss makalesi, bu soruya farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor.

Managing Up Nedir? Yöneticinizi Yönetmek Ne Anlama Gelir?

Managing Up, Türkçede yöneticinizle ilişkinizi bilinçli şekilde yönetmek olarak ifade edebileceğimiz bir yaklaşım.

İlk duyduğunuzda biraz garip gelebilir. Sonuçta organizasyonlarda yöneticiler çalışanları yönetir. Peki, çalışanlar yöneticilerini nasıl yönetebilir?

Aslında burada söz konusu olan, yöneticinizin yerine karar vermek veya onu kontrol etmek değil.

Managing Up yaklaşımı, yöneticinizin hedeflerini, önceliklerini, beklentilerini ve çalışma biçimini anlayarak onunla daha etkili bir profesyonel ilişki kurmayı ifade ediyor.

Bu yaklaşımın temelinde karşılıklı bağımlılık bulunuyor.

Çünkü bir yönetici, hedeflerine ulaşmak için ekibinin desteğine, doğru bilgiye ve iş birliğine ihtiyaç duyar.

Çalışanlar ise işlerini gerçekleştirmek, kaynaklara ulaşmak, öncelikleri netleştirmek ve kariyerlerinde ilerlemek için yöneticileriyle etkili iletişim kurmak zorundadır.

Dolayısıyla yönetici ve çalışan arasındaki ilişki tek taraflı değildir.

İyi bir çalışma ilişkisi kurmak yalnızca yöneticinin değil, çalışanın da profesyonel sorumluluklarından biridir.

Bu, yöneticinizin her söylediğini kabul etmeniz veya ona yaranmaya çalışmanız gerektiği anlamına gelmez.

Tam tersine, kendi görüşlerinizi ifade edebildiğiniz, beklentilerinizi açıkça konuşabildiğiniz ve karşılıklı güven oluşturabildiğiniz bir ilişki geliştirmeyi amaçlar.

Harvard Business Review: Managing Your Boss Makalesi Ne Anlatıyor?

John J. Gabarro ve John P. Kotter tarafından kaleme alınan Managing Your Boss makalesi, ilk olarak 1980 yılında Harvard Business Review'da yayımlandı ve 2005 yılında yeniden yayımlandı.

Makalenin temel yaklaşımı, yöneticilerimizle kurduğumuz ilişkinin kendiliğinden iyi olmasını beklemek yerine bu ilişkiyi bilinçli şekilde geliştirmemiz gerektiği üzerine kurulu.

Yazarlar, yöneticilerle yaşanan sorunların her zaman kişilik çatışmalarından kaynaklanmadığını anlatıyor.

Bazen yöneticimizin hedeflerini yeterince anlamıyoruz.

Bazen çalışma biçimlerimiz birbirinden farklı oluyor.

Bazen de beklentilerimizi açıkça konuşmadığımız için karşılıklı yanlış anlamalar yaşıyoruz.

Makaledeki gerçek bir yönetim vakası bu durumu oldukça iyi açıklıyor.

Başarılı Bir Yönetici Neden İşini Kaybetti?

Makalede Philip Bonnevie isimli başarılı bir yöneticinin deneyimi anlatılıyor.

Bonnevie, geçmiş görevlerinde iyi sonuçlar elde etmiş ve insan yönetimi konusunda güçlü beceriler geliştirmiş bir profesyoneldi.

Yeni görevinde ise Frank Gibbons isimli bir yöneticiye bağlı çalışmaya başladı.

Gibbons, iş sonuçları açısından başarılı olmasına rağmen insan yönetiminde zorlanan bir yöneticiydi.

Bonnevie'nin karşılaştığı temel sorunlardan biri, yöneticisinin beklentilerini ve çalışma biçimini yeterince anlayamamasıydı.

Aralarındaki iletişim sorunları zamanla büyüdü. Karşılıklı beklentiler netleşmedi ve çalışma ilişkileri giderek zorlaştı.

Sonuçta Bonnevie, yeni görevine başlamasından yalnızca 14 ay sonra işten çıkarıldı.

Elbette bu sonuçtan yalnızca Bonnevie'yi sorumlu tutmak doğru olmaz.

Ancak yazarlar, yöneticisiyle ilişkisini daha bilinçli yönetmesinin yaşanan sorunları azaltabileceğini değerlendiriyor.

Bu örnek bize önemli bir noktayı hatırlatıyor:

İşinizde başarılı olmanız, yöneticinizle etkili bir çalışma ilişkisi kurduğunuz anlamına gelmeyebilir.

Yöneticinizle Anlaşamıyorsanız Hangi Davranışlardan Kaçınmalısınız?

Managing Your Boss makalesinde, çalışanların otorite karşısında geliştirebildiği iki farklı davranış biçimi ele alınıyor.

1. Sürekli Karşı Çıkmak (Counterdependence)

Bazı çalışanlar yöneticilerini sürekli bir engel olarak görmeye başlayabilir.

Yöneticilerinin kararlarını sorgular, hatalarına odaklanır ve kendilerinin daha yetkin olduğunu kanıtlamaya çalışırlar.

Örneğin yöneticinizin verdiği bir kararı yanlış bulduğunuzda, alternatif bir çözüm önermek yerine sürekli kararın neden hatalı olduğunu göstermeye çalışabilirsiniz.

Başlangıçta profesyonel bir fikir ayrılığı olan konu, zamanla kişisel bir mücadeleye dönüşebilir.

Böyle durumlarda çalışan, yöneticisinin söylediklerine yalnızca içeriği nedeniyle değil, o kişinin yöneticisi olması nedeniyle de karşı çıkabilir.

Bu yaklaşım zamanla karşılıklı güveni zedeleyebilir.

Üstelik yönetici de çalışanın davranışlarını bir tehdit veya sürekli muhalefet olarak algılamaya başlayabilir.

Böylece iki tarafın da birbirine karşı olumsuz tutum geliştirdiği bir döngü ortaya çıkabilir.

2. Her Söyleneni Sorgusuz Kabul Etmek (Overdependence)

Diğer uçta ise yöneticisinin her söylediğini doğru kabul eden çalışanlar bulunuyor.

Bu çalışanlar fikir ayrılıklarından kaçınabilir, yöneticilerinin kararlarını sorgulamayabilir veya kendi görüşlerini ifade etmekte zorlanabilir.

Örneğin bir projenin belirlenen sürede tamamlanmasının mümkün olmadığını biliyor olabilirsiniz.

Ancak yöneticinizin tepkisinden çekindiğiniz için bunu dile getirmeyebilirsiniz.

Kısa vadede çatışmadan kaçınmış olursunuz.

Fakat uzun vadede gerçekçi olmayan beklentiler, iletişim sorunları ve başarısız sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Dolayısıyla ne sürekli karşı çıkmak ne de sorgusuz onaylamak sağlıklı bir profesyonel ilişki kurmak için yeterli.

Peki, alternatif ne?

Yöneticinizle İlişkinizi Nasıl Daha Etkili Yönetebilirsiniz?

Managing Up yaklaşımını günlük iş hayatında uygulamak için bazı alışkanlıklarımızı gözden geçirebiliriz.

1. Yöneticinizin Önceliklerini Anlamaya Çalışın

Yöneticinizin hangi hedeflerden sorumlu olduğunu biliyor musunuz?

Üst yönetimin kendisinden neler beklediğini, hangi konularda baskı altında olduğunu veya hangi sonuçlara öncelik verdiğini anlamaya çalışıyor musunuz?

Bazen bizim öncelikli gördüğümüz bir konu, yöneticimiz açısından aynı önemi taşımayabilir.

Bu farklılığı anlamak, beklentilerimizi daha gerçekçi şekilde yönetmemize yardımcı olabilir.

2. Beklentileri Açıkça Konuşun

Yöneticinizin sizden ne beklediğini bildiğinizi düşünebilirsiniz.

Peki, bu beklentileri gerçekten konuştunuz mu?

Örneğin kariyerinizde ilerlemek istiyorsanız, yalnızca iyi performans göstermekle yetinmeyin.

Yöneticinizle kariyer hedeflerinizi paylaşın.

Bir üst pozisyon için hangi yetkinlikleri geliştirmeniz gerektiğini, performansınızın nasıl değerlendirildiğini ve hangi alanlarda gelişim beklendiğini sorun.

Yöneticinizin sizin ne istediğinizi kendiliğinden anlamasını beklemeyin.

3. Çalışma Biçiminizi Gözden Geçirin

Bazı yöneticiler düzenli ve ayrıntılı bilgilendirme isterken bazıları yalnızca önemli gelişmelerden haberdar olmayı tercih eder.

Bazıları karar vermeden önce yazılı bilgi görmek ister. Bazıları ise yüz yüze görüşmelerle daha hızlı ilerler.

Yöneticinizin çalışma biçimini anlamak, iletişim sorunlarını azaltabilir.

Elbette burada yalnızca sizin uyum sağlamanız gerekmiyor.

Kendi çalışma ihtiyaçlarınızı da açıkça ifade edebilmeniz önemli.

4. Fikir Ayrılıklarını Kişisel Mücadeleye Dönüştürmeyin

Yöneticinizin kararlarına katılmadığınız durumlar mutlaka olacaktır.

Önemli olan bu fikir ayrılıklarını nasıl ifade ettiğiniz.

Örneğin:

“Bu karar yanlış, böyle yaparsak başarılı olamayız.”

demek yerine,

“Bu yaklaşımın şu riskleri olabileceğini düşünüyorum. Alternatif olarak bunu da değerlendirebilir miyiz?”

demek, aynı görüşü daha yapıcı bir şekilde ifade etmenizi sağlayabilir.

Amaç haklı olduğunuzu kanıtlamak değil, daha iyi bir sonuca ulaşmak olmalı.

5. Karşılıklı Güven Oluşturmaya Önem Verin

Yöneticinizin size güvenmesi yalnızca işinizi zamanında tamamlamanızla ilgili değildir.

Karşılaştığınız sorunları zamanında paylaşmanız, gerçekçi bilgi vermeniz ve verdiğiniz sözleri yerine getirmeniz de güven ilişkisinin önemli parçalarıdır.

Aynı şekilde yöneticinizin de size karşı açık, tutarlı ve güvenilir olması gerekir.

Sağlıklı bir profesyonel ilişki iki tarafın katkısıyla gelişir.

Yöneticinizle İlişkiniz Terfi ve Kariyer Gelişiminizi Nasıl Etkileyebilir?

Kariyer gelişiminde performans önemli bir unsur.

Ancak terfi kararları her zaman yalnızca bireysel iş sonuçlarına göre verilmiyor.

Bir üst pozisyon için kişinin yeni sorumluluklar üstlenebilmesi, farklı ekiplerle çalışabilmesi, iletişim becerileri ve organizasyon içindeki iş birliği de değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle yöneticinizle kurduğunuz ilişkinin kariyeriniz üzerinde etkisi olabilir.

Örneğin yöneticiniz sizin hangi alanlarda gelişmek istediğinizi bilmiyorsa, yeni bir proje fırsatı ortaya çıktığında sizi düşünmeyebilir.

Ya da performansınızla ilgili beklentileri yeterince konuşmadıysanız, terfi döneminde farklı değerlendirmelerle karşılaşabilirsiniz.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Managing Up yaklaşımı, yöneticinizle iyi geçinirseniz mutlaka terfi edeceğinizi söylemiyor.

Ancak profesyonel ilişkilerinizi daha bilinçli yönetmek, kariyer hedeflerinizi görünür hale getirmenize ve gelişim fırsatlarını daha etkili değerlendirmenize yardımcı olabilir.

Peki, Yöneticiniz Gerçekten Yetersizse?

Yöneticinizin liderlik becerilerinin zayıf olması veya bazı konularda sizden daha az deneyimli olması mümkün.

Hatta kimi zaman yöneticinizin aldığı kararlar gerçekten yanlış olabilir.

Ancak bu durum, mevcut çalışma ilişkinizi nasıl yöneteceğiniz sorusunu ortadan kaldırmıyor.

Burada elbette sağlıklı bir çalışma ilişkisi kurmanın yalnızca çalışanın sorumluluğu olmadığını vurgulamak gerekiyor.

Yöneticilerin de çalışanlarını dinlemesi, adil davranması, beklentileri netleştirmesi ve gelişimlerini desteklemesi gerekiyor.

Ayrıca mobbing, ayrımcılık, sistematik adaletsizlik veya etik dışı davranışlar söz konusu olduğunda konu farklı şekilde ele alınmalı. Böyle durumlarda çalışanların haklarını ve başvurabilecekleri mekanizmaları değerlendirmeleri önemli.

Ancak profesyonel ilişkimizi geliştirme imkânımızın bulunduğu durumlarda, sürekli karşı tarafın değişmesini beklemek yerine kendi yapabileceklerimize odaklanmak daha yapıcı olabilir.

Sonuç: Yöneticinizi Değiştiremeyebilirsiniz, Peki Kendi Yaklaşımınızı?

Türkçede güzel bir söz var:

“Dağ dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.”

Bazen yöneticimize kızgın olabiliriz.

Onun bizi anlamadığını, yeterince takdir etmediğini veya kariyerimizi desteklemediğini düşünebiliriz.

Ancak yöneticimiz bizim ne hissettiğimizin, hangi beklentilere sahip olduğumuzun veya kariyerimizde nereye ulaşmak istediğimizin farkında bile olmayabilir.

Sonuçta kariyerimizde ilerlemek isteyen bizsek, kendi hedeflerimiz için adım atmamız da gerekiyor.

Bu nedenle yalnızca yöneticimizin değişmesini beklemek yerine, kendi etki alanımızdaki konulara odaklanabiliriz.

Beklentilerimizi açıkça konuşabilir, iletişim biçimimizi gözden geçirebilir ve daha yapıcı bir çalışma ilişkisi geliştirmeyi deneyebiliriz.

Çünkü yöneticinizi her zaman seçemeyebilirsiniz. Ama onunla nasıl çalışacağınız konusunda düşündüğünüzden daha fazla seçeneğiniz olabilir.

Kariyerinizde İlerlemek İstiyor Ama Nereden Başlayacağınızı Bilemiyor musunuz?

Yöneticinizle yaşadığınız sorunlar, beklediğiniz terfiyi alamamak veya kariyerinizde ilerleyemediğinizi düşünmek zaman zaman profesyonel bir değerlendirme yapmanızı gerektirebilir.

Kariyer danışmanlığı görüşmelerimde, profesyonellerin mevcut durumlarını değerlendirmelerine, kariyer hedeflerini netleştirmelerine ve bu hedeflere ulaşmak için uygulanabilir adımlar belirlemelerine destek oluyorum.

Kendi kariyeriniz için bir yol haritası oluşturmak isterseniz bire bir kariyer danışmanlığı hizmetlerimi inceleyebilirsiniz.

Kaynak: John J. Gabarro & John P. Kotter, Managing Your Boss, Harvard Business Review, 1980 (2005'te yeniden yayımlandı).

Previous
Previous

Kariyer Değişikliği: Tutkunun Peşinden Gitmeden Önce

Next
Next

Yöneticinizi yetersiz buluyorsunuz. Peki ya sonrası?