Mülakatta Bildiğiniz Soruları Neden Bazen İyi Cevaplayamıyorsunuz?
Yasemin Uluatam-Mülakat
Bir iş görüşmesinde size oldukça tanıdık bir soru soruluyor.
Daha önce benzer bir deneyim yaşamışsınız. Verebileceğiniz iyi örnekleriniz de var. Fakat anlatmaya başladığınızda cevap uzuyor.
Bir örnek veriyorsunuz, ardından başka bir detay aklınıza geliyor. Onu açıklarken başka bir konuya geçiyorsunuz. Cevabınız bittiğinde ise içinizden şu geçiyor:
“Ben bunu çok daha iyi anlatabilirdim.”
Kariyer danışmanlığı görüşmelerimde, özellikle uzun yıllardır iş hayatında olan profesyonellerle mülakatlara hazırlanırken bununla sık karşılaşıyorum.
Çünkü yıllar içerisinde çok fazla deneyim, proje, başarı, problem ve çözüm birikiyor. Bir mülakat sorusu geldiğinde kişinin aklına anlatabileceği bir değil, birkaç farklı örnek gelebiliyor.
Bu noktada önemli olan yalnızca iyi bir deneyime sahip olmak değil. O deneyimin hangi bölümünü, ne kadar ve hangi amaçla anlatacağınızı da bilmeniz gerekiyor.
Mülakatta her bildiğimizi anlatmamız gerekmiyor
Geçtiğimiz günlerde Stanford Graduate School of Business öğretim görevlisi Matt Abrahams’ın Think Faster, Talk Smarter konuşmasını izledim.
Konuşmada özellikle dikkatimi çeken yöntemlerden biri oldukça basitti:
What?
So what?
Now what?
Abrahams bu yapıyı düşüncelerimizi daha düzenli ve anlaşılır biçimde aktarmak için kullanabileceğimiz bir yöntem olarak anlatıyor.
Ben dinlerken bunun iş görüşmelerinde de oldukça kullanışlı olabileceğini düşündüm.
What? So What? Now What? yöntemini mülakata nasıl uyarlayabiliriz?
Bir mülakat sorusuna cevap vermeden önce anlatacağınız deneyimi bu üç başlık altında düşünebilirsiniz.
1. What? Ne yaptım?
Öncelikle sorunun cevabını verin.
Hangi durumla karşılaştınız? Sizin sorumluluğunuz neydi? Ne yaptınız?
Burada bütün geçmişi anlatmak yerine, karşı tarafın konuyu anlayabilmesi için gerçekten ihtiyaç duyduğu bilgileri seçmeye çalışın.
2. So What? Neden önemli?
Bence mülakat cevaplarının en önemli bölümlerinden biri burası.
Yaptığınız işin nasıl bir etkisi oldu?
Bir problemi mi çözdünüz? Bir süreci mi iyileştirdiniz? Maliyet mi düşürdünüz? Çalışan bağlılığını mı artırdınız? Satışları mı geliştirdiniz? Bir ekibin performansını mı değiştirdiniz?
Mümkünse sonucu rakamlarla veya somut örneklerle anlatın.
Çünkü sadece ne yaptığınızı anlatmak deneyiminizi gösterir. Yarattığınız etkiyi anlatmak ise başarınızı görünür hale getirir.
3. Now What? Bu deneyim neden bu pozisyon için önemli?
Bu bölüm adayların zaman zaman atladığı bir nokta.
Geçmişte yaptıklarınızı anlattınız. Peki bütün bunların bugün başvurduğunuz pozisyonla bağlantısı ne?
Karşınızdaki kişinin bu bağlantıyı sizin yerinize kurmasını beklemeyin.
Özellikle farklı bir sektöre geçiyorsanız, kariyer değişikliği yapıyorsanız veya geçmişteki unvanınız başvurduğunuz pozisyondan farklıysa bu bağlantıyı kurmak daha da önemli hale geliyor.
Bir mülakat sorusu üzerinden düşünelim
Örneğin size şöyle bir soru sorulduğunu düşünün:
“Yönettiğiniz zor bir değişim sürecinden bahseder misiniz?”
Bu soruya cevap verirken değişim projesinin bütün geçmişini anlatmanız gerekmiyor.
Önce karşılaştığınız durumu ve sizin sorumluluğunuzu anlatın.
Ardından ne yaptığınızı ve nasıl bir sonuç elde ettiğinizi gösterin.
Son olarak da bu deneyimin başvurduğunuz pozisyonda size nasıl katkı sağlayacağını ortaya koyun.
Böylece karşı taraf yalnızca geçmişte yaptığınız bir işi dinlemiyor. Sizin deneyiminizin kendi ihtiyaçları açısından neden değerli olduğunu da görebiliyor.
“Tell me the time, don’t build me the clock.”
Matt Abrahams’ın konuşmasında kullandığı bu ifadeyi çok sevdim:
“Tell me the time, don’t build me the clock.”
Türkçeye kabaca, “Bana saatin kaç olduğunu söyle, saatin nasıl yapıldığını anlatma” şeklinde çevirebiliriz.
Mülakatlarda da bazen tam olarak bunu yapıyoruz.
Bize saatin kaç olduğu soruluyor, biz saatin nasıl çalıştığını anlatmaya başlıyoruz.
Özellikle deneyimli profesyoneller için iyi bir mülakat hazırlığının önemli bir kısmının, daha fazla şey anlatmaya hazırlanmak yerine hangi deneyimi, hangi soruda ve ne kadar anlatacağını seçmek olduğunu düşünüyorum.
Mülakat cevaplarınızı hazırlarken kendinize şu soruyu sorun
Bir sonraki iş görüşmenizden önce olası mülakat sorularına hazırlanırken sadece “Bu soruya hangi örneği verebilirim?” diye düşünmeyin.
Kendinize şu üç soruyu da sorun:
Ne anlatmak istiyorum?
Bu deneyim benimle ilgili neyi gösteriyor?
Bu deneyim başvurduğum pozisyon için neden değerli?
Ve cevabınızı tamamladıktan sonra son bir soru daha:
Karşımdaki kişinin bu cevaptan aklında kalmasını istediğim tek şey ne?
Bu soruya net bir cevap verebiliyorsanız, mülakat cevabınızın ana mesajı da büyük ihtimalle nettir.
İyi bir mülakat cevabı geçmişinizde yaptığınız her şeyi anlatmak zorunda değil.
Karşınızdaki kişinin sizi ve yaratabileceğiniz değeri doğru anlamasına yardımcı olması yeterli.

