Kariyerde Aranan Koşulları Sağlamıyor Görünmek: Potansiyel, Fırsat ve Görünmeyen Mücadele

“Aranan koşulları sağlamamanız nedeniyle...”

Üniversite yıllarımda bu cümleyi o kadar çok duydum ki, bir dönem hayatımın arka plan sesi gibiydi.

ODTÜ’de öğrenciyken kariyer fuarlarını, seminerleri ve işe giriş süreçlerine dair etkinlikleri neredeyse hiç kaçırmazdım. CV hazırlama eğitimlerinden mülakat oturumlarına kadar pek çok etkinliğe katılır, kendimi nasıl geliştirebileceğimi anlamaya çalışırdım.

Toplu oturumlara katılmak kolaydı. Zor olan, şirket standında birebir sohbet başladığında geliyordu. Bölümümün okul öncesi öğretmenliği olduğunu duyduklarında, çoğu zaman konuşma aynı yere çıkıyordu: “Biz daha çok mühendislik ya da İİBF mezunlarıyla ilerliyoruz.”

Bu cümle çoğu zaman daha en başta bir eleme duygusu yaratıyordu.

Başlangıçta Görülmeyen Potansiyel

Yine de vazgeçmedim. Mezun olmadan önce yüzlerce şirkete başvurdum. Mezun olduktan sonra da aynı şekilde devam ettim.

Benim anlatmak istediğim taraf başka bir yerdeydi: neler yaptığım, hangi sorumlulukları aldığım, hangi öğrenci kulüplerinde aktif olduğum, neleri organize ettiğim, nasıl bir çalışma disiplinine sahip olduğum…

Ama birçok süreç, bunları konuşmaya fırsat bile vermeden kapanıyordu.

Buna rağmen birkaç görüşmede kendimi gerçekten anlatabildiğim anlar oldu. Öğrenme hızımı, çalışma isteğimi ve sorumluluk alma biçimimi gösterebildim. Ve sonunda ilk iş teklifimi aldım. Kurumsal hayata girişim böyle oldu.

İlk Fırsat Her Zaman Kusursuz Bir Başlangıç Olmaz

Açık konuşmak gerekirse, ilk görevim birçok üniversite mezununun yapabileceği türde bir roldü. Ama bazen önemli olan ilk adımı atabilmektir.

İşin içine girdikçe hem hızlandım hem güçlendim. Sonra kurum içinde yeni bir fırsat çıktı. TAV Akademi yeni kuruluyordu ve bir proje için kurumsal eğitmen ihtiyacı doğmuştu.

Bana bu rol sorulduğunda yöneticimle konuştum. Bana söylediği cümleyi bugün hala çok net hatırlıyorum:

“Yasemin, bence iki departmanı da yaparsın. Sana inanıyorum.”

Bu cümle sadece moral vermedi. Aynı zamanda bana alan açtı.

Aynı Anda Birden Fazla Sorumluluk Taşımak

Bir süre boyunca haftanın üç günü denetim, iki günü insan kaynakları tarafında çalıştım. Aynı dönemde akşamları da master yapıyordum. Gündüz iş, akşam okul.

Kolay bir dönem değildi. Ama bugün geriye baktığımda, mesleki omurgamı oluşturan dönemlerden biri olduğunu görüyorum.

Master tamamlandı, proje sona erdi. Ardından kendi bölümümde terfi aldım ve iç denetimde daha aktif sorumluluklar üstlendim.

Yine de “alan dışından geldim” hissi tamamen kaybolmadı. Bu nedenle kendimi sadece iş deneyimiyle değil, kağıt üzerinde de daha güçlü hale getirmek istedim.

Kendini Kanıtlama İhtiyacı ve Ekstra Çaba

CIA sınavlarına hazırlanma kararım biraz da bu ihtiyaçtan doğdu.

Dört bölümlü bu sertifikasyon sürecinde I, II ve IV. bölümleri tek seferde geçtim. Her sonuç açıklandığında içimde büyük bir rahatlama olurdu.

III. bölüme ise girmedim. Çünkü o dönemde hayat şartları ve aldığımız kararlar beni başka bir yöne götürdü.

Hayat bazen planladığınız çizgide ilerlemiyor. Ama bu, verdiğiniz emeğin değersiz olduğu anlamına gelmiyor.

Dışarıdan Görünen ile Gerçekte Yaşanan Aynı Değil

Bu hikayeyi paylaşma nedenim sadece geçmişi anlatmak değil.

Dışarıdan bakıldığında düzgün ve istikrarlı görünen birçok kariyer yolculuğunun arkasında görünmeyen bir mücadele vardır. Israr vardır. Emek vardır. Kendini tekrar tekrar ispat etme çabası vardır.

Ben çok çalıştım. Hala da çalışıyorum.

Ama yıllar içinde bir şeye daha inandım: Çalışmak çok önemli. Fakat bazen çalışmak kadar, doğru zamanda birinin sizin potansiyelinizi görmesi de belirleyici oluyor.

Bir Yöneticinin Güveni Neleri Değiştirir

Yeni mezunken bir yönetici bana inandı. Potansiyelimi gördü. Belki de belli ölçüde risk aldı.

Ben de o güveni boşa çıkarmamak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

İş hayatında bunun tam tersini de gördüm. İnsanların gelişimini desteklemek yerine, “ya olmazsa” korkusuyla önü kapatılan çalışanlar da gördüm. Yıllardır birlikte çalıştığı kişiye fırsat vermekten kaçınan yöneticiler de gördüm.

Elbette mesele, hazırlıksız insanları sadece iyi niyetle üst rollere taşımak değil.

Ama bir kişi temel gereklilikleri karşılıyorsa, öğrenmeye açıksa ve biraz destekle o rolün içinde gelişebilecek potansiyele sahipse, peşinen “hayır” demek yerine başka bir soru sormak daha doğru geliyor bana:

Bu kişiyi nasıl desteklerim?

Bugün Hala Aynı Yerden Bakıyorum

Bugün hala aynı noktadayım.

Çünkü fırsat verildiğinde insan büyür.
Güvenildiğinde sorumluluk alır.
Alan açıldığında dönüşür.

Ve bazen bir kariyerin yönünü değiştiren şey, yalnızca bir kişinin o potansiyeli zamanında fark etmesidir.

Son Söz

Benim kariyer yolculuğum bana şunu öğretti: Her CV her zaman bütün hikayeyi anlatmaz.

Bazen bir insanı ileri taşıyan şey, sadece deneyimi değil, ona verilen fırsattır.

Previous
Previous

Neden Başvuru Yapıyorum Ama Dönüş Alamıyorum?

Next
Next

LinkedIn Open to Work: Rozet mi, Strateji mi?